Rezzan Tüzün
6 dk
Arkki Eğitmeninin Rolü ve Ebeveynler İçin Kolaylaştırıcı Bir Bakış
Merhaba, ben Rezzan Tüzün. Peyzaj mimarıyım ve Arkki Türkiye Ana Eğitmeni’yim.
Çocuklarla Arkki atölyeleri gerçekleştiriyor, aynı zamanda Arkki Türkiye eğitmenlerinin eğitim süreçlerini planlıyor ve yürütüyorum. Bu yazıda; Arkki atölyelerinde çocuğa bakış açımızı ve eğitmen rolünü neden “öğretmen” olarak değil “kolaylaştırıcı” olarak tanımladığımızı ve Arkki’nin bu yaklaşımının ebeveynler tarafından günlük hayata nasıl taşınabileceğini paylaşmak istiyorum.
Arkki eğitmenleri olarak bizler kendimize “öğretmen” demeyiz. Finlandiya eğitim sisteminde de eğitmen çocuğa ne yapacağını anlatan, doğruyu gösteren, düzelten biri değildir. Arkki’de eğitmen rehberlik eden, kolaylaştıran, alan açan kişilerdir.
Arkki’nin çok sevdiğim ve kendi hayatıma da uyarlamaya çalıştığım “Oyna, Üret, Başar” mottosu ana çekirdektir. Arkki yaklaşımında öğrenme; anlatılarak değil, oyunla başlayan ve üretimle ilerleyen bir deneyim üzerinden gerçekleşir. Çocuk sürece dâhil olur, dener, yanılır ve kendi çözümünü bulur. Ortaya çıkan başarma duygusu, yönlendirilmiş bir sonuçtan değil; çocuğun kendi yolunu keşfetmesinden doğar.
Arkki atölyelerinde kolaylaştırıcı olan bir eğitmen; çocuğun yerine düşünmez, onun fikrini tamamlamaz, süreci hızlandırmaz, tasarıma müdahale etmez. Bunun yerine; dinler, gözlemler, doğru soruyu sorar ve gerektiği yerlerde sessiz kalmayı bilir.
Finlandiya Eğitim Sisteminden İlhamla Arkki’de Bir Çocuğa Nasıl Yaklaşırız?
Bir çocuk atölyede çalışırken Arkki eğitmenleri şunlara dikkat eder;
• Çocuğun kendi kararlarını alabilmesine alan tanır.
• Süreci yönlendirmek yerine, sürece eşlik eder.
• Ortaya çıkan üründen çok, çocuğun düşünme ve deneme sürecini görünür kılar.
• Zorlandığı anlarda çözümü sunmak yerine, doğru sorularla düşünmesini desteklemeye çalışır.
• Denemesine ve yeniden başlamasına izin verir.
Örneğin, bir çocuk maketiyle ilgili bir sorun yaşadığında eğitmen; “Bunu böyle yapman lazım.” demez, sorularla ilerleriz.
• “Sence neden yıkıldı?”
• “Bir daha denesen neyi değiştirmek isterdin?”
• “Bunu nasıl daha sağlam hale getirebilirsin?”
Farklı yaş gruplarına 13–15 haftalık Arkki modülleri verme fırsatı bulmuş bir Arkki eğitmeni olarak bu yaklaşımın çocuklara; sorunların çözülmesi gereken hatalar değil, düşünme fırsatları veren anlar ve alanlar olduğunu gözlemlemekte ve bunu atölyelerimde uygulamaktayım.
Yetişkinler İçin Öneriler;
“Bir şey eklesem mi?” dürtüsüne Arkki yaklaşımı
Bu kısımda yetişkinlere de bazı önerilerim var. Bazen çocuğunuzun yaptığı şeye bakıp içinizden: “Bir şey eklesem mi? Biraz düzeltsem mi?” gibi düşünceler geçirebilirsiniz. Hatta Arkki eğitmenleri olarak bizler; ebeveyn ve çocukların birlikte katıldığı atölyelerde, alışılagelmiş bazı ebeveyn davranışlarının, çocuğun üretim sürecini farkında olmadan etkilediğine tanık oluruz. Bazen ebeveyn, ortaya çıkacak maketi kendi yetişkin gözünden hayal eder, nasıl görünmesi gerektiğine dair net bir fikri vardır ve bu fikri çocuğa aktarmak ister. Bu noktada; ne yapılacağını dikte etmeye başlayabilir, çocuğun yerine karar verebilir, hatta zaman zaman malzemeleri bizzat kullanarak süreci devralabilir. Bu müdahaleler çoğunlukla “yardım etme” isteğinden doğar. Ancak sonuçta ortaya çıkan şey, çocuğun fikrinden çok yetişkinin beklentisini yansıtır.
Arkki’de bu yetişkinin dürtüsü bilinçli olarak durdurulur. Çünkü bu tür yaklaşımlar her yetişkinin “mükemmel” algısını yansıtan ve çocuğun anlatmaya çalıştığını görmemizi zorlaştıran bir müdahaleye dönüşebilir. Bu tür dokunuşlar, çoğu zaman farkında olmadan çocuğun fikrinden alan alır.
Kolaylaştırıcı olan eğitmen, çocuğun fikrini elinden almaz; geliştirebileceği yolları görünür kılar. ‘’Bir tasarım geliştirilebilir, bir yapı daha sağlam hale getirilebilir, bir fikir derinleştirilebilir. ‘’Bunu yaparken eğitmen; çocuğun yerine karar vermez, herhangi bir doğruya işaret etmez, sonucu dikte etmez. Bunun yerine, çocuğun düşünmesini destekleyen yönlendirmeler sunar.
Arkki ‘den İlhamla Bu Tür Durumlar İçin Yetişkinlere Öneriler;
• “Bu yapının ayakta kalması için sence neye ihtiyacı var?”
• “Burada başka nasıl bir çözüm denenebilir?”
• “Bu fikri biraz daha güçlendirmek ister misin?”
• “Bunu yaparken ne düşündün?”
• “En çok hangi kısmını sevdin?”
• “Bu tasarımda senin için önemli olan ne?”
• “Buna bir hikâye yazsak nasıl olurdu?”
Bu tür rehberlik, çocuğun fikrini düzeltmez; fikrin kendi içinde gelişmesine alan açar. Sizler de ebeveynler olarak çocuklarınıza bu tarz sorular sorarak iletişim kurabilir, tıpkı Arkki eğitmenleri gibi kolaylaştırıcı rol üstlenebilirsiniz.
Arkki atölyelerinde her çocuk, kendi yolunu bulabileceği bir alanla karşılaşır.
Arkki eğitmenleri olarak bu yolculukta önden giden değil; yanında yürüyen, dinleyen ve gerektiğinde sadece eşlik eden yetişkinler oluruz.
Bu yazının; çocuklara alan açmak, onların üretim süreçlerine daha dikkatle bakmak ve günlük hayatta küçük ama etkisi büyük değişiklikler yapmak isteyen herkese ilham olmasını diliyorum. Bir çocuğun üretimine biraz daha dikkatle bakmanız, ellerinizi biraz daha geri çekip gözlerinizi biraz daha açarak birlikte keşfetmenin tadına varmanız dileğiyle.
Kategoriler
Son Yazılar
Takip Et:





